Currently Empty: ₺0.00
Genel
Yeni Takım Arkadaşınız Yapay Zeka
Ofistesiniz ve kapıdan biri girip şöyle diyor:
“Bugünden itibaren yeni bir takım arkadaşınız var: Çok hızlı düşünür. Acayip akıllı. Uyumlu. Pratik. Esnek. Her departmanda çalışır, her türlü rolü üstlenip her türlü çıktıyı verir. Hiç yorulmaz; yemek molasına bile çıkmaz. Ama nadir de olsa yalan, yanlış, yanlı bilgiler verdiği de olur.”
Böyle biriyle çalışmak ister miydiniz?
Eh, bazı kusurları varmış ama adeta turbo güç, değil mi?
Araç Zihniyetinden Takım Arkadaşı Zihniyetine
Son 2-3 yıldır böyle biriyle çalışıyoruz. Ama asıl soru şu; yapay zekayı halen bir araç olarak mı yoksa iş birliği yaptığımız bir takım arkadaşı gibi mi konumluyoruz?
Ben de geçtiğimiz yıl, Eğitimcinin Asistanı Yapay Zeka eğitimlerimde yapay zekayı daha çok, bizi asiste eden bir araç olarak konumlamıştım. Bu yaklaşım, başlardaki deneyimleme fazında yine de önemli bir kazanımdı; çünkü verimlilik, hız ve iş yükü azaltma gibi yadsınamaz bir katma değeri var.
Ama bence artık bunun ötesine geçtiğimiz ve yapay zekanın asıl potansiyelini ortaya çıkarmamız gereken bir noktadayız. Bu da takım arkadaşı zihniyetine geçişle mümkün olacak. Bu zihniyette yapay zeka, sadece talimatla çalıştırdığımız bir araç değil, ortak hedefler için birlikte çalıştığımız bir partner haline geliyor.
Peki bu iki bakış açısındaki farklar ne
Takım arkadaşı bakış açısı, yapay zekayı sadece görevleri tamamlayan veya kısa-soru cevaplar için kullandığınız bir aracın ötesinde, düşünsel üretime ortak olan bir meslektaşa dönüştürür.
Takım Arkadaşı Olarak Farklı Rollerde Yapay Zeka
Eğitim kapsamında düşünürsek, yapay zekanın eğitimciler için çeşitli amaç ve bağlamlarda farklı rollere bürünebildiğini görüyoruz. Benim de kendi YZ iş birliğimde öne çıkan bazı roller şöyle ve tüm rollerdeki iş birliğinde çok temel bir unsur söz konusu: kaliteli diyaloglar. YZ ile girdiğim bu diyalgolarda doğru soruları sorarak, bakış açılarımı sürekli geliştirerek sağlam temelli çıktılar elde edebiliyorum.
Planlayıcı & Eğitim Tasarımcısı
YZ, öğrenme hedefleriyle uyumlu bir müfredat veya etkinlik akışı oluşturmada stratejik bir destek sunar. Örneğin, bir eğitim programı hazırlanırken, YZ’ye vereceğiniz net çerçeveler ışığında haftalık konu dağılım önerileri ve yapılandırılmış etkinlik akışları alabilirsiniz. Böylece süreç hem hızlanır hem de bir yapıya oturur.
İçerik Üreticisi
YZ, zihninizdeki kavramları sunum slaytlarına, mikro videolara veya etkileşimli materyallere dönüştürebilir. Hazırladığınız basit slaytları YZ yardımıyla görsellerle zenginleştirebilir, aynı içerikten kısa anlatım videoları için senaryo önerileri alıp, videolar üretebilirsiniz. Böylece tek bir içerik, farklı öğrenme tercihlerine hitap eden farklı formatlara dönüşür. Farklılaştırma konusunda bu büyük bir destektir.
Araştırmacı & Analist
YZ, eğitim tasarımı süreçlerinde sektör ihtiyaçları veya bazı standartlara dayalı kararların alınmasını mümkün kılar. Örneğin, yeni bir eğitim programı geliştirirken, sektör raporlarının (örneğin WEF, McKinsey) incelenmesi, öne çıkan becerilerin analiz edilmesi ve eğitim programlarıyla hizalanması için çok kapsamlı raporlar çıkarabilirsiniz. Bunun gibi süreçleri, ChatGPT ve Gemini gibi araçların derin araştırma özelliğini kullanarak gerçekleştirmek artık çok pratik.
Koç
YZ, hem eğitimcinin hem de öğrencinin gelişim ve öğrenme koçu olarak da konumlanabilir. Bu durumda YZ yalnızca cevap vermez; düşünmeyi tetikleyecek güçlü sorular da sorar. Örneğin, ona öğretim planlarınızı verip size koç gibi sorular sormasını isteyebilirsiniz. Böylece pedagojik kasınız harekete geçer, kararlarınızın daha bilinçli ve temellendirilmiş olmasını sağlarsınız.
Öğrencilerle çalışırken de aynı şekilde düşünmeyi teşvik eder: “Bu konuyu anlamanı kolaylaştıracak en etkili yol ne olabilir?”, “Hedefine ulaşmak için bugün hangi adımı atabilirsin?” gibi sorularla öz farkındalığı artırır. Böylece öğrenci, hedeflerini netleştirir ve gelişim sürecinde daha bilinçli adımlar atar.
Bu rollerin ortak noktası, yapay zekayı “talimat ver, çıktı al” düzeyinin ötesine taşıyarak birlikte düşünme pratiği yaratmasıdır.
Bu Yaklaşımı Benimsediğimizde…
Bu yaklaşımı benimsediğimizde kişisel hayalimde geleceğin eğitimcisi/öğretmeni, bilgi aktarmanın ötesinde; öğrenme deneyimini tasarlayan, öğrenmeyi kolaylaştıran ve sürekli gelişim döngüsünü yöneten bir “öğrenme mimarı ve rehberi” oluyor.
Bununla birlikte, enerjinizi rutin işlerden alıp yaratıcı öğretime daha çok yönlendirebilirsiniz. Mesleki gelişiminiz hızlanır; çünkü sürekli yeni bakış açıları keşfedersiniz ve öğretmenlik pratiğiniz daha kanıt temelli ve reflektif hale gelir.
Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Yapay zeka, beraberinde getirdiği risklerle ele alındığında, dikkatle ele almamız gerekenler ise şöyle:
- Pedagojik kontrol: Bağlamsal bilgi her zaman eğitimcide. Hedef kitlenizi de en iyi siz bilirsiniz. Dolayısıyla nihai kararlar her zaman sizde.
- Öğrenci mahremiyeti: Veri güvenliğini ihmal etmeyin.
- Eleştirel düşünme: YZ’nin her önerisi doğru değil. Doğru olsa bile amacınıza uygun olmayabilir. Her zaman temkinli ve eleştirel olmak gerekir.
- İnsan potansiyelini koruma: YZ’ye fazla bel bağlayarak, özellikle küçük yaş gruplarında düşünsel süreçlerin tamamen YZ’ye devredilmemesine dikkat edin.
Yapay zekayı, Web 2.0 araçları gibi yalnızca işleri kolaylaştıran bir araç olarak değil, düşünsel üretime ortak olan ve sürekli gelişen bir takım arkadaşı olarak görmek, mesleki yaratıcılığımızı, etkimizi ve öğrenme kültürünü dönüştürecek bir adım bana kalırsa.
Peki sizin işinizde bu “takım arkadaşı” zihniyeti nasıl hayat buluyor?



